enflasyonemeklilikötvdövizhatayantakyaiskenderun
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay
Açık
34°C
Hatay
34°C
Açık
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Parçalı Bulutlu
34°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
34°C

Veysel Cıncık

Gazetecilik mesleğinde 38. yıl. TİMBİR Danışma Kurulu ve AKİYAD Başkanı

Kanser Tedavisinde Yeni Umut!

07.08.2026
20

Kanser hücrelerinin enerji sistemini hedef alan yeni molekül, fare deneylerinde umut veren sonuçlar verdi. Araştırmacılar, yöntemin gelecekte yeni tedavilere kapı aralayabileceğini belirtiyor. ABD’de geliştirilen deneysel bir molekül, kanser hücrelerine karşı alışılmışın dışında bir tedavi yaklaşımı ortaya koydu. Araştırmacılar, tümör hücrelerinin enerji kaynaklarını kesmek yerine enerji üretim mekanizmalarını aşırı çalıştırarak dengesizliğe sürüklemeyi hedefledi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, XJ-4-85 adı verilen molekülün tümörlerin küçülmesini sağladığı görüldü. Ancak bilim insanları, yöntemin henüz insanlar üzerinde denenmediğini ve klinik kullanıma ulaşması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kanser hücreleri, hızlı çoğalma ihtiyaçları nedeniyle normal hücrelere göre çok daha fazla glikoz tüketiyor. Bilim dünyasında “Warburg etkisi” olarak bilinen bu özellik, uzun süredir kanser tedavilerinde önemli bir hedef olarak değerlendiriliyor. Ancak yalnızca şeker kullanımını engellemeye yönelik yaklaşımlar, tümör hücrelerinin farklı enerji kaynaklarına yönelmesi nedeniyle her zaman etkili olmayabiliyor. Enerji üretim sistemini aşırı hızlandırıyor

Teksas Üniversitesi Austin Kampüsü’ndeki araştırmacılar, bu kez farklı bir strateji izledi. Ekip, kanser hücrelerinin enerji üretimini durdurmak yerine bu süreci kontrolsüz şekilde hızlandırmayı amaçlayan bir molekül geliştirdi. Nature Chemical Biology dergisinde yayımlanmak üzere kabul edilen çalışmada kullanılan XJ-4-85 molekülü, kanser hücrelerinin enerji metabolizmasını iki ayrı noktadan hedefliyor. Molekülün bir bölümü, şeker metabolizmasında görev alan PFKL enziminin aşırı aktif hale gelmesine neden oluyor. Bu durum hücre içinde fruktoz-1,6-bisfosfat adlı maddenin birikmesine yol açarak metabolik stres oluşturuyor. Molekülün diğer bölümü ise hücrelerin alternatif enerji kaynağı olarak kullandığı yağların parçalanmasında görev alan CPT2 proteinini hedefliyor. Böylece kanser hücreleri hem aşırı hızlanan şeker metabolizmasının baskısıyla karşılaşıyor hem de yağlardan enerji sağlama yeteneğini kaybediyor. Araştırmacılara göre bu iki etki birlikte, tümör hücrelerinin büyüme ve hayatta kalma dengelerini bozuyor. Fare deneylerinde tümörlerde küçülme görüldü Deneysel molekül, melanom yani cilt kanseri hücreleri verilen fareler üzerinde test edildi. Tümörlerin belirli bir büyüklüğe ulaşmasının ardından farelere iki hafta boyunca günlük XJ-4-85 uygulandı. Deneylerin sonunda, molekül verilen farelerdeki tümörlerin kontrol grubuna göre belirgin şekilde daha küçük olduğu gözlendi. Araştırmacılar ayrıca deney sürecinde ciddi kilo kaybı veya belirgin bir yan etki tespit edilmediğini açıkladı. Hedef seçiciliği dikkat çekti. Çalışmanın öne çıkan yönlerinden biri de molekülün hedef seçiciliği oldu. Yapılan analizlerde XJ-4-85’in binlerce protein arasından belirli bölgelerde yalnızca hedeflenen proteinlere bağlandığı belirlendi. Bilim insanları, bu özelliğin ileride sağlıklı hücrelere zarar verme riskini azaltabilecek önemli bir avantaj sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak uzmanlar, elde edilen sonuçların henüz erken aşamada olduğunu belirtiyor. Molekülün insanlar üzerindeki etkileri, uzun vadeli güvenliği, olası yan etkileri ve kanser hücrelerinin bu yönteme karşı direnç geliştirip geliştiremeyeceği henüz bilinmiyor. Araştırma ekibi, insan deneylerine geçilmeden önce molekülün daha güçlü ve ilaç geliştirme süreçlerine uygun yeni versiyonlarının hazırlanması gerektiğini ifade ediyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.