2027 itibarıyla 10 bin metrekare üzerindeki yeni binalarda “Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi” ve “Enerji Kimlik Belgesi” zorunlu olacak. Türkiye’de düşük karbonlu bina dönemi başlıyor. 2027’de Yeşil Bina Zorunluluğu: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, inşaat sektöründe karbon salımını azaltacak yeni dönemin startını verdi. Bakan Murat Kurum, 1 Ocak 2027 itibarıyla 10 bin metrekare ve üzerindeki yeni binalarda çevresel etki analizinin zorunlu hale geleceğini açıkladı. Yeni düzenleme ile Türkiye’de “düşük karbonlu bina” dönemi resmen başlayacak. Büyük Projelere Çifte Belge Şartı. Yeni yönetmeliğe göre, büyük ölçekli yapı projelerinde artık yalnızca klasik ruhsat süreçleri yeterli olmayacak. 10 bin metrekareyi aşan tüm yeni binalar için şu iki belge zorunlu tutulacak:
- Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi
- Enerji Kimlik Belgesi
Bu sistemle birlikte binaların; yapım aşaması, kullanılan malzemeler, enerji tüketimi ve yıkım sürecine kadar oluşan tüm çevresel etkileri kayıt altına alınacak. Uzmanlar, uygulamanın özellikle beton, çelik ve enerji yoğun yapı malzemelerinden kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmayı hedeflediğini belirtiyor. “Düşük Karbonlu Bina” Dönemi. Bakan Kurum’un açıklamalarına göre düzenleme yalnızca denetim amacı taşımıyor. Çevreci mimariyi benimseyen projeler ayrıca teşvik edilecek. Sera gazı emisyonunu minimum seviyede tutan yapılar için “Düşük Karbonlu Bina Belgesi” verilecek. Böylece enerji verimli, sürdürülebilir ve çevre dostu projelerin sektörde daha fazla tercih edilmesi amaçlanıyor. Yeni sistemin; gayrimenkul piyasası, yatırım maliyetleri ve şehir planlamasında önemli değişikliklere yol açması bekleniyor. İnşaat Sektöründe Yeni Denge: Türkiye’de inşaat sektörü, karbon salımının yüksek olduğu alanların başında geliyor. Yeni düzenleme ile birlikte özellikle büyük şehirlerde yapılacak rezidans, AVM, otel ve kamu projelerinde çevresel standartların daha sıkı uygulanacağı ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, uygulamanın ilk etapta maliyetleri artırabileceğini ancak uzun vadede enerji tasarrufu sayesinde ekonomik avantaj sağlayacağını değerlendiriyor. Uzmanlara göre bu adım, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri açısından kritik bir dönüm noktası olacak.