Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı buğday alım fiyatını ton başına 16 bin 500 lira olarak açıklamasının ardından tarım sektöründe tartışmalar sürüyor. Üreticiler ve tarım çevreleri, açıklanan fiyatın artan üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunurken, birçok bölgede çiftçilerin yeni sezon öncesi ekonomik kaygıları büyüyor. Hatay’ın Amik Ovası başta olmak üzere Kırıkhan, Reyhanlı, Kumlu ve Hassa ilçelerinde buğday hasadı sürerken, üreticiler bu yıl mazot, gübre, ilaç ve sulama giderlerinde yaşanan yükseliş nedeniyle daha yüksek bir alım fiyatı bekliyordu. Depremin Yaraları Sarılmadan Yeni Bir Yük. 6 Şubat depremlerinin ardından tarımsal üretimde önemli kayıplar yaşayan Hatay’da birçok çiftçi, ekipman eksikliği, iş gücü sorunu ve yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. Üreticiler, tarımsal faaliyetlerini sürdürmek için büyük fedakârlık yaptıklarını ancak açıklanan fiyatın beklentileri karşılamadığını ifade ediyor. Özellikle sulama maliyetlerinin yükselmesi ve kuraklık riskinin devam etmesi nedeniyle bu sezon üretim maliyetlerinin önceki yıllara göre daha da arttığı belirtiliyor. Amik Ovası’nda Gözler Desteklere Çevrildi
Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Amik Ovası’nda çiftçiler, yalnızca alım fiyatının değil tarımsal desteklerin ödeme takviminin de netleşmesini bekliyor. Üreticiler, destek ödemelerinin zamanında yapılmasının yeni sezon hazırlıkları açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Tarım sektörü temsilcileri ise sürdürülebilir üretimin sağlanabilmesi için çiftçinin maliyetlerini karşılayabilecek bir gelir elde etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici Üretimde Kalmak İstiyor. Hatay’da buğday üretimi yapan çiftçiler, her hasat döneminde benzer tartışmaların yaşandığını belirterek fiyat politikalarının daha öngörülebilir hale getirilmesini talep ediyor. Üreticiler, tarımsal üretimin devamlılığı için maliyet-fiyat dengesinin korunmasının zorunlu olduğunu ifade ediyor. Hasadın hız kazandığı Hatay’da gözler şimdi açıklanacak destekleme ödemeleri ve piyasa koşullarının önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceğine çevrilmiş durumda.