Depremin yaralarını hâlâ sarmaya çalışan Hatay’da bayramlar artık yalnızca ziyaretlerin, sofraların ve çocuk kahkahalarının zamanı olmaktan çıktı. Son yıllarda kentte neredeyse her bayram öncesi ya da bayram günlerinde yaşanan olaylar, sevinci gölgede bıraktı. Bu bayram öncesinde yaşanan sel felaketi hafızalara kazınırken, geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda Altınözü’nde yaşanan kanlı kavga hâlâ unutulmadı. Bir zamanlar bayram sabahlarının kalabalık aile sofralarıyla anıldığı kentte artık “Bu bayram ne olacak?” endişesi konuşuluyor. Bu Bayram Öncesi Sel Geldi. Kurban Bayramı hazırlıkları sürerken Hatay, yeniden afet haberleriyle sarsıldı. Etkili olan sağanak yağışlar özellikle Antakya, Altınözü, Defne, Samandağ ve çevre ilçelerde taşkın riskini artırdı. Tarım alanlarında zarar oluştu, yollar su altında kaldı, vatandaşlar yine geceyi endişeyle geçirdi. Meteoroloji günler öncesinden sel ve su baskını uyarısı yapmıştı. Depremden sonra konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren birçok aile için bu tablo, “bir felaketin bitmeden diğerinin başlaması” anlamına geldi. Ramazan Bayramı’nda Altınözü’nde Kan Aktı
Hatay’ın Altınözü ilçesine bağlı Keskincik Mahallesi’nde Ramazan Bayramı’nın ilk gününde iki aile arasında başlayan tartışma kısa sürede taşlı, sopalı, bıçaklı ve silahlı kavgaya dönüştü. Olayda 3 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Bayram sevincinin yerini siren sesleri aldı. Bayram ziyaretlerinin yapılması gereken saatlerde mahalleye jandarma sevk edilirken, olay Hatay kamuoyunda derin üzüntü yarattı. Deprem Sonrası Hatay’da Bayramların Yükü Ağırlaştı.6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da bayramlar zaten eski neşesini kaybetmişti. Yıkılan evler, kaybedilen yakınlar, göç eden aileler ve ekonomik sıkıntılar, bayramları duygusal olarak daha ağır hale getirdi. Ancak son yıllarda buna seller, taşkınlar, toplumsal gerginlikler ve güvenlik olayları da eklendi. Kentte birçok vatandaş artık bayram yaklaşırken yalnızca hazırlık yapmıyor; aynı zamanda yeni bir olumsuzluk yaşanmaması için dua ediyor. Hataylılar Aynı Soruyu Soruyor: “Bir Bayramı Da Huzurla Geçirebilecek Miyiz?”