enflasyonemeklilikötvdövizhatayantakyaiskenderun
DOLAR
42,6030
EURO
49,6180
ALTIN
5.759,60
BIST
11.236,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay
Yağmurlu
13°C
Hatay
13°C
Yağmurlu
Salı Çok Bulutlu
16°C
Çarşamba Çok Bulutlu
17°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
13°C
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C

ATAKAŞ, piyasa sohbetlerine ev sahipliği yaptı

Atakaş Çelik’in ana sponsorluğunda, 400’ün üzerinde katılımcıyla gerçekleşen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri toplantısında Türk çelik sektörünün mevcut görünümü ve gelecek beklentileri ayrıntılı biçimde ele alındı.
Atakaş Çelik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Naim Atakaş’ın da katıldığı toplantının diğer sponsorları ise Yatırım Finansman, Arslan Group ve Asya Taşımacılık oldu.
SteelOrbis Genel Müdürü Murat Eryılmaz’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Atakaş Çelik İhracat Müdürü Haydar Küpeli, Atakaş Çelik’in üretim hatları ve kapasite gelişimini özetleyerek şirketin Türkiye’nin en modern tesislerinden biri haline geldiğini vurguladı.
Küpeli, asitleme, tersinir haddeleme, galvanizleme, boyama ve çelik servis merkezlerinden oluşan entegre yapı sayesinde şirketin yıllık toplam 1,1 milyon mt’u aşan işleme kapasitesine ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin yıllık 37 milyon mt civarındaki ham çelik üretimiyle dünyanın sekizinci büyük üreticisi olduğunu hatırlatan Küpeli, 2025’te Türkiye’nin Almanya’yı geride bırakarak yedinci sıraya yükselebileceğini belirtti. Ancak buna rağmen kapasite kullanım oranlarının son yıllarda gerilediğine dikkat çekti ve “2021’de %75 olan kapasite kullanımı 2023’te deprem nedeniyle %57’ye düştü. Bu yıl %62 seviyesine yaklaşmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Küpeli ayrıca Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve koruma önlemlerinin Türk çelik üreticileri için hem risk hem de fırsat yarattığını ifade etti. Küpeli’ye göre Türkiye’nin elektrik ark ocağı tabanlı üretim oranı ve lojistik avantajı sayesinde düşük karbonlu ürün segmentinde öne çıkma ihtimali var ve Çin ile Hindistan gibi yüksek emisyonlu üreticilerin fiyatlarının artması durumunda rekabetçiliğiyle Avrupa piyasasında yeni fırsatlar yakalayabilir.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.