22° Açık
 

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİNDEN”AŞIYA GÜVENİN” AÇIKLAMASI

Gündem - 18 Aralık 2020 17:31 A A

Türk Eczacıları Birliğinden (TEB) Çin’de üretilen koronavirüs ( Kovid-19) aşısına ilişkin, “Bu aşının güvenliği yüzlerce insanın katıldığı Faz 2 çalışmalarında kanıtlanmıştır. Bu sonuç, kısa vadede ağır bir yan etkisinin olmayacağı anlamına gelmektedir.” değerlendirmesi yapıldı.

TEB’den yapılan yazılı açıklamada, aşı konusundaki çalışmalar devam ederken bu sürecin pek çok dezenformasyonu, bilimsel temeli olmayan söylentileri de beraberinde getirdiğine işaret edildi.

Ölümcül bir pandemi ile karşı karşıya olunduğuna işaret edilen açıklamada, sadece bilime ve bilim insanlarına itibar edilmesi gerektiği vurgulandı.

Bugüne kadar dünyada 72 milyona yakın insanın Kovid-19 virüsüne yakalandığı, 1 milyon 643 bin 339 kişinin de kaybedildiği anımsatılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“İnsanlar, korku ve endişeyle bu sürecin sona ermesini bekliyor. Ancak bir gün gözümüzü açtığımızda Kovid-19 geçmiş olmayacak. Bu büyük felaket, ancak aşıyla ve ilaçla durdurulabilir. Bu nedenle tüm dünya Kovid-19’dan korunma ve tedaviye odaklanmış durumda; şu anda 11 aşı, Faz III uygulamasını tamamlamak üzere; yani çok sayıda insanda bu aşıların etkinliği ve güvenilirliği araştırılmaktadır.”

Açıklamada, her ülkenin kendi kendine aşı geliştirmediğine, aşı geliştirme süreçlerinin dünyanın neresinde olursa olsun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yakından izlendiğine vurgu yapılarak, aşıyla ilgili bildirilen yan etkilerin de yine DSÖ’nün bağımsız bilim insanlarınca oluşturulmuş bir komitede değerlendirildiği ifade edildi.

Çeşitli ülkelerde aşı uygulamalarının başladığına, İngiltere’nin son bir haftadır tarihinin en yoğun aşı kampanyasını yürüttüğü vurgulanan açıklamada, aşıların “Acil Durum Kullanımı” prosedürlerine göre yapılmaya başlanacağının söylenmesi nedeniyle kitlesel bir güvensizlik hissinin oluştuğu aktarıldı.

– “Aşılama güvenlidir ve yan etkileri genellikle basit, küçük ve geçicidir”

Acil Durum Kullanımı Onayı’nın ilk kez yapılan bir uygulama olmadığı, halk sağlığı acil durumları karşısında 1960’lardan beri uygulandığı anımsatılan açıklamada, bu sistemin onay mekanizmalarının uzun sürebilmesi nedeniyle daha fazla can kaybı yaşamamak için devreye sokulduğu belirtildi.

Bu onayın her ilaç ya da aşı için verilmediği, aşının hastalığı önlemede sonuç alıcı olduğuna dair güçlü kanıtlar olmasının gerektiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Aşılama güvenlidir ve aşıların yan etkileri genellikle minör (basit, küçük) ve geçicidir. Kolda yanma veya hafif ateş hissedebilirsiniz. Daha ciddi yan etkiler de olasıdır ancak bunlar son derece nadir görülürler. Hatırda tutmamız gereken ise şudur; bir kişinin bir hastalıktan ya da Kovid-19 enfeksiyonundan ciddi şekilde zarar görme olasılığı, Kovid-19 aşısından zarar görme olasılığından çok daha fazladır.”

Açıklamada, aşı yolu ile bağışıklamanın hastalıkların önlenmesi ve ölüm oranlarının düşürülmesi noktasında çok değerli olduğu belirtilerek, “Bugün kullandığımız pek çok aşı onlarca yıldır milyonlarca insanda kullanılmış ve test edilmiştir. Yeni aşılar için, tüm ilaçlarda olduğu gibi, her aşının bir ülkede uygulanmadan önce kapsamlı ve titiz testlerden geçmesi gerekir. Kullanıldıktan sonra, onları alan insanlar için güvenli olduklarından emin olmak için sürekli olarak izlenmeleri gerekir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

– “Aşı karşıtlığı Kovid-19’un milyonlarca cana mal olması anlamına gelmekte”

TEB açıklamasında, tıbbi ve güvenilir ürünler olan aşıların yalnızca aşılanmış bireyi değil, aynı zamanda aşılanmamış bireyleri ve dolayısıyla toplumu da koruduğuna işaret edilerek, “Kovid-19 pandemisinin gidişatı göz önüne alınırsa aşı karşıtlığı Kovid-19 salgınının yıllarca sürmesi ve milyonlarca cana mal olması anlamına gelmektedir. Böylesi bir salgında aşı yaptırmamak başkasının canına kastetmek manasına gelmektedir.” ifadesine yer verildi.

Türkiye’ye Çin’den gelecek Kovid-19 aşısı için öncelikle aşının daha önce uygulandığı kişilere ait klinik verilerin ilgili komisyonlarca değerlendirilmesi, aşı için gerekli laboratuvar araştırmaların eş zamanlı olarak sürdürülmesi, elde edilen sonuçların aşıyı geliştirmiş ülke sonuçları ile karşılaştırılması ve onaylanması aşamalarının yürütüleceği anımsatılan açıklamada, aşının bu aşamalar gerçekleştirildikten sonra ruhsatlandırılarak kullanıma sunulmasının söz konusu olacağı kaydedildi.

Açıklamada, geleneksel (konvansiyonel) aşı üretiminin virüsün çok miktarda üretilmesi, daha sonra inaktif hale getirilmesi ( hastalık yapıcı özelliğinin ortadan kaldırılması) ve enjekte edilebilir farmasötik forma sokulması aşamalarını içerdiği, mRNA aşı prosedürünün ise hastalık yapıcı organizmaya ait proteinleri üreten genetik materyalin vücuda uygulanması ve vücut hücreleri içerisinde bu proteinlerin üretilmesi, üretilen bu proteinlere karşı immün yanıt oluşturulması aşamalarından oluştuğu bilgisine yer verildi.

Her iki yöntemde de amacın, hastalık yapıcı organizmaya ait yapıların vücut tarafından tanınması ve bunlara karşı savaş başlatması olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Çin’den gelecek aşı, konvansiyonel aşılar sınıfındadır. Yani daha önce kullanımda olan aşıların üretim proseslerini içermektedir ve bu aşının güvenliği yüzlerce insanın katıldığı Faz 2 çalışmalarında kanıtlanmıştır. Bu sonuç, kısa vadede ağır bir yan etkisinin olmayacağı anlamına gelmektedir.

Faz 3 çalışmaları ise Endonezya, Brezilya ve Türkiye’de sürmektedir. Bir başka deyişle, aşının güvenliğinin sağlaması yapılmış durumdadır, ancak koruyucu olup olmadığını önümüzdeki süreç gösterecek. Bunun yanı sıra toplumda koruyucu kalkan sağlanması için toplumun çok büyük bir kısmının aşılanması gerekiyor. Bu durum aşılama başlasa dahi tedbirlere devam edilmesi gerektiği anlamına geliyor.”

– “Aşıyı yaptırdığımızda bize bir şey olmayacak, bunu çalışmalar gösterdi”

Açıklamada, “Aşının etkililiği ve güvenliği iki ayrı değerlendirme gerektirir. Bu aşıyı yaptırdığımızda bize bir şey olmayacak, bunu çalışmalar gösterdi. Ancak Kovid-19’dan tam olarak koruyup korumayacağını henüz bilmiyoruz. Diğer yandan salgından korunmak için toplumun çok büyük bir çoğunluğunun aşıyı olması gerekiyor. O nedenle, sağlık çalışanları ve riskli hastalarımızdan başlayarak, aşımızı olacağız ve belirli bir süre geçene kadar da maske-mesafe-hijyen önlemleriyle yaşamaya devam edeceğiz.” ifadesi kullanıldı.

– “Aşı konusunda bilimsel otoriteler dışında kimseye itibar edilmemeli”

Pandemi dolayısıyla sağlık sistemi ile ilgili çok büyük bir yükle karşı karşıya olunduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu denli kısa sürede aşı çalışmalarının başarıya ulaşması ise bilimin hurafeler karşısında, bilim insanlarının Kovid-19 karşısında zafer kazanmak üzere olduğunun göstergesi. Zaferin nihayete ermesinin önündeki temel nedenlerden birisi aşı karşıtlığı. Bu gerçek asla unutulmamalı, aşı konusunda sağlık erki, bilimsel otoriteler, sağlık meslek örgütleri, uzmanlar dışında kimseye itibar edilmemeli; aşılama konusunda temel politika ise aşıyı olabildiğince yaygın, ücretsiz şekilde uygulayarak salgının önüne geçmek olmalıdır.”

 


Bu haber 326 kez okundu.
Gündem - 17:31 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

HABER LİSTESİ

  • 01
    TRAFİĞİ TEHLİKEYE DÜŞÜREN SORUMSUZLUK
    Hatay’ın Payas-İskenderun D-817 karayolunda hurda demir taşıyan kamyonun tehlikeli yolculuğu görenleri şaşırttı. Karayolunda her an devrilecekmiş gibi ilerleyen ve üzerinde bulunan hurda demirler ile tehlike saçan kamyonu görenler şaşkınlık yaşadı. Trafiği tehlikeye düşüren kamyonun yolculuğu karayolunda seyreden diğer araçtakiler tarafından da cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.


  • 02
    YATIRIMLAR HIZ KESMİYOR
    Son iki yılda şehrin okul ve eğitim ihtiyacını kökünden çözecek önemli kararlar alındı ve önemli yatırımlar geldiğini ifade eden, TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, yoğun takip ve çalışma ile Kırıkhan’ın eğitim alanındaki sorunları adım adım çözüldüğünü hatırlattı. Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, 2018 yılından bu yana Kırıkhan’da 13 […]


  • 03
    KARANTİNA MERKEZİ AMACINI AŞTI
    CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Arsuz’da denize sıfır bir yerde, 49 bin m2 alanda kurulu olan ve çürümeye terk edilen İskenderun Pirinçlik Eğitim ve Karantina Tesisi’ni Meclis gündemine taşıdı. Güzelmansur “Bu karantina merkezimiz kullanılmayarak çürümeye ve talana terk edilirken, salgında yurt dışından gelenleri karantinaya alabilmek için, yer yokluğundan, sabaha karşı yurtlar boşaltılmış, öğrenciler valizleriyle sokakta […]


  • 04
    PTT’DE ÇİLE KUYRUĞU
    Hatay’da 65 yaş üzerindeki vatandaşlar, yaşlılık aylığı almak için PTT şubesi önünde kuyruk oluşturdu. Kırıkhan ilçesinde sokağa çıkma kısıtlamasında sabahın erken saatlerinden itibaren 65 yaş aylığı almak için PTT önünde biriken vatandaşlar, kuyruk oluşturdu. Kuyruktaki vatandaşların sosyal mesafe kuralına uymadıkları dikkat çekti.


  • 05
    SINIRDA UYUŞTURUCU TİCARETİ
    Hatay’ın Altınözü ilçesinde bir otomobilde 5 kilo 945 gram uyuşturucu ele geçirildi. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu Suriye sınırındaki Ziyaret Mahallesinde M.B. ve M.K. isimli şahısların uyuşturucu ticareti yaptığı belirlendi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ziyaret Hudut Karakol Komutanlığınca düzenlenen operasyonda […]