enflasyonemeklilikötvdövizhatayantakyaiskenderun
DOLAR
44,0663
EURO
51,3126
ALTIN
7.328,59
BIST
12.702,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay
Açık
17°C
Hatay
17°C
Açık
Çarşamba Açık
19°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Çok Bulutlu
18°C

Aile İçi Şiddetin Görünmeyen Yüzü: Çocuklar Suça mı İtiliyor?

21.02.2026
15

Türkiye’de suça sürüklenen çocuk sayısı 2022’de 176 bin 128’e, 2023’te 177 bin 174’e ulaştı. Son 10 yılın istatistikleri arasında en yüksek suça sürüklenen çocuk sayısı 188 bin 926 olarak 2024’te kayıtlara geçerken, bu sayı 2025’te 186 bin 256 oldu. Son 10 yıldaki veriler değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 17,47 artış gösterdi. 2025’te suça sürüklenen çocukların ağırlıklı olarak karıştıkları suç tipleri kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme olarak sıralandı. Adalet Bakanlığı verileri Türkiye’de son yıllarda suça sürüklenen çocuklar konusunda dikkat çekici bir artış olduğunu gözler önüne seriyor. Verilere göre, 2015’te suça sürüklenen çocuk sayısı 158 bin 560, 2016’da 146 bin 737, 2017’de 145 bin 210, 2018’de 157 bin 96, 2019’da ise 161 bin 378 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor. Adalet psikolojisi üzerine uzun yıllar üniversitelerde eğitim veren avukat Cemalettin Gürler, özellikle Kovid-19 döneminden sonra suç oranının yükselişe geçtiğine dikkati çekti.

Sosyal bilimler ve suça sürüklenen çocuklar alanında çalışmaları bulunan Doç. Dr. Elif  Ergüne,  Türkiye’de çocuk ve ergenlerde madde kullanım yaşına ilişkin kesin ve net bir sayı vermenin zor olduğunu, yapılan araştırmalar neticesinde ilk kullanım ve deneme aşamasının 10-11 yaşlara kadar gerilediğini söyledi. Bu yaş grubunda çocukların daha çok kolay temin edilebilen çakmak gazı ve bali gibi maddelere yöneldiğini belirten Ergüne, bağımlılık düzeyindeki kullanımın ise genellikle 13-15 yaş bandında seyrettiğini kayde. Çocukların çetelere ve şiddete yönelmesinde birden fazla risk faktörü etkili; Uzmanlar, çocukların çetelere yönelmesinde aile içi şiddet, ebeveyn tutumları, madde kullanımı, okul reddi ve dizilerdeki şiddet içerikli yayınlar gibi risk faktörlerinin etkili olabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin okul dışına taşınması, sosyal-duygusal öğrenme programlarının aileler ve eğitimcilerle yürütülmesi gerektiğini vurgularken, kamu spotları ve sivil toplum kuruluşlarının da çocukların gelişimine katkı sağlayacak şekilde sürece dahil edilmesinin önemine işaret ediyor. Dizilerde artan şiddet içeriklerinin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu kaydeden uzmanlar, denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, ebeveyn-öğretmen iş birliğinin artırılması ve medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemini vurguluyor. Çocukların çetelere ve şiddete yönelmesinde birden fazla risk faktörü etkili Uzmanlar, çocukların çetelere yönelmesinde aile içi şiddet, ebeveyn tutumları, madde kullanımı, okul reddi ve dizilerdeki şiddet içerikli yayınlar gibi risk faktörlerinin etkili olabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin okul dışına taşınması, sosyal-duygusal öğrenme programlarının aileler ve eğitimcilerle yürütülmesi gerektiğini vurgularken, kamu spotları ve sivil toplum kuruluşlarının da çocukların gelişimine katkı sağlayacak şekilde sürece dahil edilmesinin önemine işaret ediyor. Dizilerde artan şiddet içeriklerinin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu kaydeden uzmanlar, denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, ebeveyn-öğretmen iş birliğinin artırılması ve medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemini vurguluyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.