Deprem sonrası 21 ay konteynerde yaşayan Havva Aydanur Ertuğrul, “Tenekeydi ama içi hayattı” diyerek konteynerine veda etti. Bu veda, geçici yapının kalıcı bir yuvaya dönüşümünün simgesi oldu. Depremin ilk gününden bu yana sahada aktif olarak görev alan sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, 21 aydır yaşamını sürdürdüğü konteynerine veda etti. Bu veda sadece bir yapıya değil, büyük bir emeğe, dayanışmaya ve hafızaya yapılan bir vedaydı. “Tenekeydi ama içi hayattı.” Geçici Olanın Kalıcı İzleri.
Ertuğrul, 6 Şubat depremlerinin ardından ilk gün Hatay’a gelen ilk sağlık ekipleri arasında yer aldı. Sadece sağlık desteği vermekle kalmadı; çadır okullar kurdu, kütüphaneler açtı ve çocukların eğitime devam edebilmesi için özveriyle çalıştı. 14 ay çadırda, ardından 21 ay konteynerde yaşadı. Bu süreçte konteyner, onun için yalnızca bir barınak değil; umut, yorgunluk ve dayanışmanın iç içe geçtiği bir yaşam alanıydı. Güvenlik gerekçesiyle konteynerden ayrılmak zorunda kalan Ertuğrul’un sözleri, bölgedeki binlerce insanın duygularına tercüman oldu. “Yuva Beton Değil, dayanışmadır” “Yuva dediğimiz şey beton değil; alışkanlık, emek ve dayanışma.” Deprem sonrası kurulan konteyner kentlerde hayatın nasıl yeniden kurulduğuna dikkat çeken Ertuğrul, bir çocuğun “Burası bizim evimiz” dediği anın, tüm yorgunluğunu unutturduğunu belirtiyor. Kütüphaneler Ruhun Barınağı: “Ev beden içindir, kütüphane ruh için.” Kurulan kütüphaneler, yalnızca kitapların değil, aynı zamanda çocukların yaşadığı travmalarla başa çıkmalarının en sessiz ama en güçlü araçlarından biri oldu. Kitaplarla kurulan bu bağ, afet sonrası iyileşmenin önemli bir parçası haline geldi. Bu Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıç. Konteynerinden ayrılan Ertuğrul, sahadan çekilmediğini vurguluyor. Kalıcı konutlar tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor, ama sorumluluk aynı kalıyor. Bu vedayla birlikte, afet sonrası kurulan geçici yaşam alanlarının nasıl kalıcı bağlara dönüştüğü bir kez daha hatırlatıldı. Tenekeden yapılan bu yapılar, birçok insan için ilk kez bir “yuva” oldu.